Logo künye (baş logo)

E-Bülten

Email

Sitemizin yeniliklerinden haberdar olmak için bültenimize üye olabilirsiniz.

HABER ARŞİVİ

Lütfen Bir Tarih Seçiniz

KIRŞEHİR Hava Durumu

KIRŞEHİR KIRŞEHİR

İstatistikler

  • Ziyaretçi Bugün668
  • Ziyaretçi Genel671.162
  • Bugün Gösterim670
  • Toplam Gösterim771.414
  • Online Sayısı4

Sağlık

Vücudunuzu ramazan'a hazırlayın

Uzman Diyetisyen Olcay Barış, vücudun bu değişikliklere uyum sağlaması için sağlıklı beslenme önerilerine mutlaka dikkat edilerek oruç tutulması gerektiğini söyledi.

24 Mayıs 2017 Saat: 11:18
Vücudunuzu ramazan'a hazırlayın
Vücudunuzu ramazan'a hazırlayın

Ramazan ayının sıcak yaz aylarına denk gelmesiyle birlikte sağlığımıza zarar vermeden oruç tutmak için besin tercihlerinde çok daha dikkatli olmak gerekiyor. İstanbul Aydın Üniversitesi VM Medical Park Hastanesi’nden Uzman Diyetisyen Olcay Barış, vücudun bu değişikliklere uyum sağlaması için sağlıklı beslenme önerilerine mutlaka dikkat edilerek oruç tutulması gerektiğini söyledi.

Ramazan ayında besin tüketim saatlerinin kısıtlığı nedeniyle beslenme alışkanlıkları da değişmektedir. İstanbul Aydın Üniversitesi VM Medical Park Hastanesi’nden Uzman Diyetisyen Olcay Barış, vücut bu değişikliklere uyum sağlayamazsa hazımsızlık, gaz, kabızlık, sıvı kaybı hipoglisemi (kan şekerinde düşüş) ve hipertansiyon gibi sağlık sorunlarının ortaya çıkabileceğini belirterek, oruç tutacaklara şu önemli hatırlatmaları yaptı;  

DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

Ramazan ayı ile ilgili doğru bilinen yanlışları ise şöyledir;

  • Ramazan aylarında en çok yapılan hata sahura kalkmamaktır. Bu durumda uzayan açlık süresi 20 saatin üstüne çıkmaktadır. Bunun sonucu olarak gün içinde kan şekeri daha hızlı düşer, metabolizma yavaşlar ve halsizlik oluşur.
  • Sahurda yoğun kalorili, yağlı besinler tüketmek yanlıştır. Bu durumda iftara kadar geçen sürede yoğun halsizlik oluşur. Doğru olan, sahuru bir kahvaltı niteliğinde geçirmek ve protein içeriği yüksek olan yumurtanın mutlaka sahurda yer almasıdır.
  • İftarda kan şekerini hızlı yükseltecek besin tercihleri yapmak yanlıştır. Pirinç pilavı, beyaz ekmek gibi glisemik indeksi yüksek besinler yerine bulgur pilavı, tam tahıllı ekmek veya kepekli makarna gibi sağlıklı seçimler yapılmalıdır.

PİŞİRME YÖNTEMİNİZİ DEĞİŞTİRİN

Ramazan ayında kilo almayı engellemek için sağlıklı besin seçimi önem kazanmaktadır. Kızartma ve kavurma gibi sağlıksız pişirme yöntemleri yerine ızgara, haşlama, buğulama veya fırında pişirme yöntemleriyle yapılmış besinler tercih edilmelidir. İftar saatine kadar düşen kan şekeri sebebiyle artan tatlı isteğinde de şerbetli ağır tatlılar yerine sütlü tatlı, güllaç, meyve tatlıları, komposto veya dondurma daha sağlıklı seçimler olacaktır.

İFTARI İKİYE BÖL, YEMEKTEN SONRA YÜRÜ

İftarda gün boyu süren açlığınızı tek öğünle yerine koymaya çalışmayın. Mümkünse iftarı ikiye bölün. Yavaş yavaş aralıklarla ve uzun süreli yemek yemeyi tercih edin. Sahur yemeğini yedikten hemen sonra yatmayın. Sahurdan sonra hemen yatmak, reflü ve gastrit gibi mide rahatsızlıklarını tetikliyor. İftar öğününden 2 saat sonra yapılacak hafif tempolu yürüyüş sindirim sisteminin çalışmasına yardımcı olmakla birlikte kan basıncını dengeler, aynı zamanda kilo kontrolünü sağlamaya yardımcı olarak hem zinde kalmanızı hem de enerjik olmanızı sağlar.

SUDAN VAZGEÇMEYİN

Özellikle sıcaklık ve nem artışıyla birlikte vücutta terleme daha fazla olmaktadır. Bununla birlikte artan sıvı ihtiyacını iftar ve sahur saatleri arasında tamamlamak gereklidir. Vücuttan kaybedilen sıvıyı yerine koymak için 2-2,5 litre (10-12 bardak) su içilmesi gerekmektedir.

KABIZLIĞA DİKKAT!

İftar ve sahur arasında kalan sürede en az 3 öğün yapılması gerekmektedir. Gün boyu çok uzun süre aç kalan vücudun düşen metabolizma hızını yükseltmek ve sindirim sistemini yormamak için bu gereklidir. İftar öğününü 1 kase çorba ile açtıktan sonra en az 20 dakika mola verilip sonra ana yemek tüketirsek hazımsızlık, şişkinlik gibi sindirim sistemi sıkıntıları yaşanmaz. Beslenme düzenindeki değişiklikler ve sıvı tüketimi azlığı nedeniyle kabızlık ramazan ayında sık görülen bir sindirim problemi olarak karşımıza çıkmaktadır. Kabızlığı önlemek için öğünlerde posa içeriği yüksek besinler (kurubaklagiller, salatalar, tam buğday ekmeği), ara öğünlerde de meyve tüketimini ihmal etmemek gerekmektedir.

Diyabet, kalp hastalığı, yüksek tansiyon, böbrek hastalığı, migren, ülser gibi kronik hastalığı olan kişilerin oruç tutması sakıncalıdır. Ayrıca, büyüme ve gelişme çağındaki çocukların da oruç tutması sağlık açısından sakıncalı gözükmektedir.

SAHURDA VE İFTARDA BUNLARDAN UZAK DURUN!

  • Ağır ve yağlı yiyecekler, kızartmalar: Hazmedilmesi zor
  • Gazlı içecekler:  Şişkinlik yapıyor
  • Hazır paket gıdalar, şarküteri ürünler (salam, sosis, sucuk vs): içeriğindeki yoğun tuz ve katkı maddeleri açısından oldukça zararlı, tansiyonun yükselmesine neden oluyor.
  • Şerbetli tatlılar: kan şekerini birden yükseltiyor.

SAHUR VE İFTAR MENÜSÜ

Sahur:

  • 2 ince dilim beyaz peynir
  • 2 ince dilim kepekli ekmek
  • 1 adet haşlanmış yumurta
  • Domates, salatalık, maydanoz, yeşillik
  • 1 porsiyon meyve

İftar:

  • 1 hurma
  • 1 kase çorba
  • 1/8 dilim pide
  • 20 dakika ara
  • 3 köfte kadar et/tavuk/balık veya 8 yemek kaşığı etli sebze yemeği
  • 1 kase tam yağlı yoğurt

Bol Salata (1 tatlı kaşığı yağlı)

Ramazanda porsiyonlara dikkat edin

HAMUR İŞLERİ KAN ŞEKERİ DENGESİNİ BOZUYOR

 Son yıllarda Ramazan ayının yaz dönemine denk gelmesine bağlı yaklaşık 16 saat aç ve susuz geçiriliyor. Bu nedenle de iftar ve sahur arasında oruçsuz geçirilen dönemdeki beslenme daha da önem kazanıyor. Oruçla beraber değişen öğün düzeninin gün içinde kan şekerinde dalgalanmaların yaşanmasına neden olabildiğini belirten Acıbadem Kayseri Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Esra Kula, bunun önüne geçmek için sahurda ve iftarda tüketilen yiyeceklerin miktarı ve türünün de önemli olduğuna işaret ediyor. Beslenme ve Diyet UzmanıEsra Kula, bir ay boyunca, uzun süren açlığa rağmen hem enerji düzeyini dengeleyecek, hem de bu süreyi daha sağlıklı geçirmeye yardımcı olacak beslenme önerilerini sıralıyor.

Ramazan ayı boyunca genellikle daha tok tutacağı düşünülerek sahurda yoğun hamur işleri veya yüksek miktarda pilav, makarna gibi karbonhidrat içeriği yüksek gıdaların tüketildiğini belirten Acıbadem Kayseri Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Esra Kula, bunun doğru bir tercih olmadığının söylüyor. Hamur işleri tüketmenin tokluk süresini uzatmayacağı gibi kan şekerinin de daha hızlı yükselip düşmesine neden olacağını anlatan Beslenme ve Diyet Uzmanı Esra Kula, aynı zamanda iftarda çok çeşitli ve fazla miktarda yemek yemenin kan şekeri düzeninin bozulmasına neden olabileceğine dikkat çekiyor.

İftar ve sahur arasında 2 litre su için

Ramazan orucuyla beraber yaklaşık 16 saatlik susuzlukla karşı karşıya kalan metabolizmada halsizlik, konsantrasyon düşüklüğü, baş ağrısı gibi şikayetler oluşabiliyor. Bunun önüne geçebilmek için iftar ile sahur arasında geçen sürede mutlaka vücudun suya doyurulması gerekiyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Esra Kula, iftardan yarım saat sonra sık sık su içilmeye başlanarak yatma vaktine kadar en az iki litre su içmenin gün içinde olası şikayetlerin önüne geçebileceğini anlatıyor. Çay, kahve veya bitki çaylarının hiçbir şekilde suyun yerine geçmeyeceğini hatırlatan Beslenme ve Diyet Uzmanı Esra Kula, “Bu durum su içmeyi unutturarak vücudun daha çok susuz kalmasına neden olabileceği için tercih edilmemelidir” diyor.

Protein tokluk süresini uzatıyor

Özellikle sahurda, ekmek, pilav, makarna gibi karbonhidrat grubu yiyeceklerin dikkatli ve sınırlı tüketilmesi gerektiğini belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Esra Kula, fazla miktarda alınan bu yiyeceklerin tokluk sağlayamayacağı gibi gün içinde kan şekeri düzeyinin de olumsuz etkilenmesine neden olacağına işaret ediyor. Bunun yerine, tokluk süresini uzatan ve kan şekerini dengede kalmasını kolaylaştıran protein içeriği yüksek gıdaların tercih edilmesinin yarar sağlayacağını söyleyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Esra Kula, şu önerileri sıralıyor: ‘”Sahurda yumurta, peynir, süt ve yoğurt tüketilebilir. Aynı zamanda salatalık, domates gibi su ve posa içeriği yüksek sebzeler hem susuzluğa, hem oluşabilecek kabızlık şikayetlerine karşı koruyucu olacağı için tercih edilebilir. Sahurda mutlaka en az iki bardak su içmeye özen gösterilmesi de gün içinde susuzluk hissine yardımcı olacaktır. Sıvı alımını arttırmak için kilo sorunu olmayan kişiler şekersiz kaynatılmış hoşaf da tüketilebilir.”

İftarda porsiyonlara dikkat edin

İftarda ise suyun beraberinde hurma veya zeytin ile iftar açmanın kan şekeri ve tansiyonun daha kolay düzenlenmesine yardımcı olacağına dikkat çeken Beslenme ve Diyet Uzmanı Esra Kula, sonrasında bir kase çorba ile yemek yemeğe yavaş yavaş devam etmek gerektiğini söylüyor. Özellikle fazla kilo problemi ve mide şikayetleri olanların, çorbadan sonra sofradan kalkıp en az 10 dakika ara vermek kaydıyla kontrollü yemek yemelerinde de yarar görülüyor. Dikkat edilmesi gereken önemli bir noktayı da porsiyonlar oluşturuyor. Gün sonunda açlık ve susuzluğun sonucu porsiyonlara dikkat edilmediğini belirten Esra Kula, porsiyonlarda aşırıya kaçmanın şişkinlik, hazımsızlık, mide yanması ve ani kan şekeri yükselmesi gibi şikayetlere neden olabileceğine işaret ediyor. Ara verdikten sonra tekrar sofraya dönüldüğüne kırmızı et, tavuk eti veya balık içeren bir ana yemek yenebileceğini söyleyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Esra Kura, “Et tercih edilecekse herkesin kendi elinin büyüklüğünde bir parça uygun miktardır. Kilo vermek isteyenler ise avuç içi boyutunu geçmemeli. İlerleyen günlerde kabızlık şikayetiyle karşılaşmamak için de, mutlaka salata ve sebzeye yer verilmeli. Kızartılmamış, az yağlı yada yağsız sebzeler serbestçe yenebilir” diyor.

Yürüyüş yaparak metabolizmanızı hızlandırın

Ramazan boyunca beslenme düzenindeki değişik metabolizma üzerinde de olumsuz etki yaratarak yavaşlamasına neden olabiliyor. Bunun önüne geçmek için iftardan yarım saat sonra sık sık su içmenin yanında iftardan sonra gelen yorgunluk, rehavet şikayetlerini hafifletmek ve tatlı isteğini yok etmek için mutlaka hareket edilmesi gerektiğini belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Esra Kula, “Açık havaya çıkarak yürüyüş yapmak gün içinde yavaşlayan metabolizmayı aktif hale getirecektir. Yürüyüş dönüşü 1-2 porsiyon meyve beraberinde fındık, badem, ceviz gibi sağlıklı yemişler ve şekersiz çaylar ile ara öğün yapılabilir.”

SAĞLIKLI ORUÇ İÇİN BU ÖNERİLERE DİKKAT

Uzmanlar, son yıllarda uzun ve sıcak yaz günlerine denk gelen Ramazan ayını sağlıkla geçirmek için yapılması gerekenlere dikkat çekiyor. İftar ve sahurda tüketilen besinlerin dikkatlice seçilmesi gerektiğini belirten Sodexo Entegre Hizmet Yönetimi Sağlıklı Yaşam Yöneticisi Diyetisyen Sibel Mumcu, günlük ihtiyacımız olan enerji ve diğer besin öğelerinin bu öğünlerde dengeli şekilde karşılanmasının önemine dikkat çekti.

Ramazan ayına sayılı günler kala beslenme uzmanları sağlıklı bir oruç için önerilerde bulunuyor. Bu yıl 17 saati bulan oruç tutma süresi nedeniyle iftar ve sahur öğünleri ile sıvı tüketiminin önemine dikkat çeken Sodexo Entegre Hizmet Yönetimi Sağlıklı Yaşam Yöneticisi Diyetisyen Sibel Mumcu da iftarda uzun bir açlık sonrası yemek yenileceği ya da gece uyanıp sahurda bir öğün tüketileceği için, bu öğünlerde seçilecek besinlere dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Mumcu, “Öğün ya da öğünlerde tüketilen yiyeceklere dikkat edilmez ise genellikle mide de yanma ve ekşime, bağırsak faaliyetlerinde azalma gibi sindirim sistemi sorunları, kan şekeri değişiklikleri, baş dönmesi, baş ağrısı gibi şikayetler ile karşılaşılmaktadır’’ dedi.

Sağlıklı oruç için iftar ve sahur öğünlerinin mutlaka tüketilmesi gerektiğini belirten Mumcu, “Oruç tutanlar, yağlı ve kızartılmış yemekler ile ağır tatlılardan mümkün olduğunca uzak durulmalı, bol su tüketmeli, mide-barsak sisteminde uzun süre kalabilen posalı besinler ile sebze – meyve tüketimini arttırmalı” diye konuştu.

Mumcu, sağlıklı bir Ramazan için şu önerilerde bulundu;

  • İftara hafif yiyeceklerle (çorba gibi) başlayın, sonra ızgara beyaz et, sebze yemekleri, salata, meyve, yoğurt gibi ağır olmayan seçeneklerle öğünü tamamlayın
  • Kızartma-kavurma yemekleri yerine daha hafif olan, haşlanmış, fırında veya ızgarada pişirilmiş yemekleri tercih edin,
  • Artan tatlı isteğini karşılamak için ağır hamur tatlıları yerine meyveli veya sütlü tatlıları tercih edin,
  • Yiyecekleri iyi çiğnemenin hem doygunluk hissini arttıracağını hem de sindirimi kolaylaştıracağını unutmayın
  • Bu dönemde sıvı tüketimini atlamayın iftar ve sahur arasında günlük su ihtiyacınızı aldığınızdan emin olun.

Metabolizma dengesi için sahuru atlamayın

Ramazan ayında uzun süre aç kalmanın, özellikle sahura kalkmadan akşam yemeği ile oruç tutmanın vücudun fizyolojik dengesini bozacağına değinen Mumcu, “Sahurda yenilen yemek, hem aç kalınan süreyi kısaltır hem de metabolizmayı dengeler. Sahurda hafif fakat tok tutan yiyecekler tercih edilmelidir. Protein içeriği fazla olan gıdalar yumurta, süt, yoğurt, peynir gibi gıdalar tercih edilebilir. Çünkü bu gıdalar midenin boşalma süresini uzatarak acıkmayı geciktirirler. Aşırı baharatlı ve tuzlu yiyeceklerden de kaçınılmalı, bol sıvı alınmalıdır. Su, mutlaka içilmelidir. Bununla birlikte sahurda yemek yemeden sadece su içerek oruç tutmak da doğru değildir. Uzun süren açlık, yorgunluk, dikkatte azalması ve baş ağrılarına neden olabilir’ diye konuştu. Mumcu, oruç tutmanın bir zayıflama yöntemi olarak görülmemesi gerektiğini hatırlattı.

 

Etiketler: Sağlık,
Plâstik maddeleri hayatınızdan çıkarın

Plâstik maddeleri hayatınızdan çıkarın

 

Kırşehir Net Haber Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Google Analytics ..................... Yandex Metrica Sayaç ........................... SanalBasın: sanalbasin.com üyesidir ................. ....................